Pages

25 Ağustos 2011 Perşembe

Ölümsüzüm seninle.



Gözlerim artık görmüyor . . .başkasını !!


Duymuyorum hiç bir sesi . . .adımı söylediğin kulaklarımda


Dilim dönmüyor ölüme bile . . her cümle seninle başlayıp noktasız bitmiyor . . .


Unuttum tüm kokuları . . . Senin rahiyalarının sorhaşluğunda . . .


Ellerim hissetmiyor buz gibi her yer . . .Sıcak ellerinin dışında kaldım


Ayaklarım yürümez oldu . . . Tüm yollarda seni arar perişanım.


Kalbim atmıyor artık . . . sensiz kanım çekildi sebepsizim


Son nefesimde . . . Hayalin geldi artık Ölümsüzüm seninle.

zaman :)(:

21 Ağustos 2011 Pazar

Nefes almanın tadını hatırlıyor musun? Yoksa bu bir alışkanlık mı? artık.

m0n0t0n her zaman kinden yani
aynı kafe, aynı tabure, aynı küçük sevimsiz mekan, tanıdık alışılmış aynı zaruri yüzler aynı boş;
"nasılsın? iyiyim ..hımm peki ya sen? aa evet ben de aynı bildiğin gibi" cinsinden cins lakırdılar
iki samimi veya normal kişi,böyle konuşur mu? konuşmamalı, 

böyle konuşmalar tatları aynı ama artık daha umursamaz, zaten oluşuna bırakılmış bir hayat,
çekilmez bir ben, çekimser bir ben daha,
dahası bir ton aynı-ayrı-aylı-aslı-aklı-şaşkın-şaşırmış
veya yok şaşırmışı unut değişik olmayan her şey
biraz umut, sadece dünden geriye kalan kumanyamda sadece bir parça umut katıksız, bir yudum var yok artasında huzur, ama ısınır ya matarada hani öyle bir huzur işte
konuşmalıyız bi'l ahiri konuşmalıyız
sen nasılsın ? diye sormuyorum varsa söylemek istediklerini söyle benim merak ettiklerimi falan unut sen neler düşünüyorsun onları de bana
ama bir soru, mesela şu olabilir.
Nefes almanın tadını hatırlıyor musun?
Yoksa bu bir alışkanlık mı artık?

zaman :)(:

Kuru Bir Gün-aydın


Günaydın, globâl dünyanın çark dişlileri.
Nasılız?
aşınmaya devam. Arada iki yağlarlar randuman alırlar. Eski savaşların ayan beyan sömürü sisteminde ki köleleri;
nasıl?
görünmez prangalar rahatsız ediyor mu?
az daha mı sıksınlar?
Güneş var ama ısıtmıyor ve yaşlı kemiklerim sızlıyor. Bize emanet ya gelecek... nesiller. Emanete tecavüz edilirken susmak, hıyanet etmek daha mı kolay?
vicdan nerede?... dibi bile yok dünyanın aslında hep kendini kovalarsın.Kuyruğunu kovalayan miskin kedi/köpek-ler gibi. Arar arar bulamazsın, bazen kelimeler kifayetsiz kalır hıçkırıklara boğulur, susarsın. Muazzam bir sanrı baş verir… Neyin gerçek, neyin sahte olduğunu ayıramaz inanıp, inanmama arasında sıkışırsın.
Aciz misin?
Aynaya bak. "O" sensin. Seçilmemiş, seçmiş olan sensin.
İlla ki ilahi bir güç mü lazım?
Oturduğun yerde, bir depremle dünya yok olsa artık harekete mi geçeceksin?
Gülücüklerle dolu bir ömür temenni ederim… Günaydınımtrak efendim

zaman :)(:

18 Ağustos 2011 Perşembe

Bir Zamanlar

Z) Tamam o zaman fısılda sende geceye sessizce yorgan altın da ağlardım geceleri içimi çeke çeke ....

Y) Geceler o kadar sağırdı ki fısıltılarım boğulurdu kendi sesimde...ağlardım... yastığım bir denizdi sadece..

Z) Boğuldum sandım yine meğer ne iyimsermişim ben, kalmamış geriye bir tek zerrem bile : )( :

Y) Boğulmadım neyse ki gözyaşı denizimde..öğrenmeliydim yüzmeyi harcamamak için tek bir zerremi bile..

Z) Neyse ki benim o deli gönül yine ....ne deniz boğabilir ...nede zerrem incinir....tek tasam yine sen ...sensizlik kapkara tarifsiz üstümü örtüverir.....

Y) Gönlüm delidir leb-i derya da gezinir...böylelikle sensizliği üstünden atıverir:D

Z) Çekiştirir yakamı ... ustüm başım bulanmış kan mı .... deryalar da yıkansam..... sevdam aklanır mı...

Y) İki elim yakanda üstünde ki kan değil! öfkemden sıçrayan bir parça ah'tır... hiç boşuna uğraşma nice kevserler sana haramdır!!!

Z) İçiyorsam badeyi bal ile (sevgili) .....Haram değil farz bize .....Uğraşım boşa çıkmış kime ne .... Sen öfkeni sıçrat hep üstüme .....Sevgin buysa boya al ile ....


---Hayal tadın da gelecek kapında rüyalar diyarın da




http://www.youtube.com/watch?v=Id0ly_rEubQ


zaman :)(:

Güzel Bir Şey;

Güzel bir şey;
Dünyada savaş varken, millet ölüyorken, sen sevişebiliyor ve hatta üreyebiliyorsun.
Millet açlıktan ölürken, sen yemeğini söyleyip, tabağında kalanı ne olacak, açlar var dur aq diye düşünmüyorsun.
Engelli olan birisi, misal yerinden kalkamazken, sen uflayıp, puflayıp, yatağından, koltuğundan, kıçını istemsiz de olsa kaldırabiliyorsun.
Arkanda kalan onca yakınını, akadaşını,yaşamı ve ölümü bırakıp gülüp, gerçek kahkahalar atabiliyorsun.
Neyse fazla uzatmayayım bu türevler çoğaltılır elbet. Ama sakın yanlış anlama burada sana bir ithamda bulunmuyorum.Bu her birimiz için güzel birşeyin dış görünümü. Burada asıl güzel olan unutuyor olabilmemiz. Tamam sövüyor olabilirsiniz ama az sövün lan.


zaman :)(:

17 Ağustos 2011 Çarşamba

Koyu Mavimsi Zifiri Karanlık Bir Sema Altında

Koyu mavimsi zifiri karanlık bir sema altında ya tek başına ya tüm varoluş orada
ya geçmiş gelmiş geleceğe karışmış bir bütün top yükün bir vücut ya boş kalmamış boş var olmuş kontrolsüz kendi varoluşunun önününe geçilmez özgür ahenkli dansına boşluğa ya aklımızın asla yetemeyeceği kara delik misali evrene ya sadece harflere kelimelere cümlelere düğüm düğüm olan yutkunamadan kopkoyu bir hüzün bırakan her haykırışa boş vermişliğe verileni heba edişlere ya tekrar eden farklı olmayan unutulan her an….a umut kalmamış uçsuz bucaksız tarlaların kıyameti getirecek tek bir katre üzerine savaşına yaşadığın kainatın sen farkına varmadan sema edişine sensiz geleceğe gelmeden geçen günlere hasta kalmış yatalak fikirlere ömür yetmez gülüşlere tebessümsüz gün batımından doğan güneşle yeşerişe günün yitip gidişine değil yetip görenine amanın gönlüne sağırın cehresine lal kalmışın kalemi parçalayıp anlamı anlatan durgunluğuna basamasa da ayakları üzerine yakalanamayan ruhuna ve kimse için değil ne dendiği nasıl bakıldığı sorulara cevap vermek zorunluluğu değil verememek korkusu hiç değil sadece doğru olan senin bildiğin geçmişin KÜFRETTİĞİ geçen zamanın KATLETTİĞİ gelecek denilen gaybın BAŞ TACI ettiği ahirin alimi alt ettiği …..Doğum sancısı çeken gerçek bir hayata veda eden bir parça

zaman : )( :

Her Gün Kadınlar Günü

Her var olan gibi insanlarda çift yaratılmış.Bana o kadar ters olmasına karşın susmanın çaresizliğine inat yazıyorum.Çünkü her gün özel görebiliyorsan.
İnsanları olan kargaşada oyalamak için yaratılan en güzel sirk budur galiba özel gün hafta yıl dönüm vs. alış veriş bir ton insanı dünyaya bağlayan maddi eşyaların esareti.Oysaki her gün bir ve aynı kıymette.
Kadınlar gününe gelirsek her şeyin bir asit baz dengesi var, ph ı var bu denge bozulursa zaten anlamı kalmaz dominant olmanın.

Kadınlar . . .anamız olmasa biz de olamayacağımız. . .
kadınlar . . .kardeşlerimiz olmasa şevkat bilemeyeceğimiz. . . .
kadınlar . . .teyze nine ablalarımız da gördüğümüz bir içtenlik. . .
kadınlar . . .arkadaşlarımız olmasa tek taraflı anlayışla gelişemediğimiz . . .
kadınlar dostlarımız olmasa sıcaklıklarını saflıklarını göremeyeceğimiz. . .
kadınlar eşlerimiz olmasa yarım kalacağımız, bir günle yetinilemeyecek;
bir #Nurdur onlar ve üzerimize olmadıkları zaman yolumuzda ışıksız kaldığımız, sapıtık sapkın. . .kıymetini bilelim bırakalım kırılan kalpler bizim olsun ama onlar bir dursun.Seviyorum hepinizi o kocaman bir sevgi taşıyor taşıyor


zaman:)(:

16 Ağustos 2011 Salı

Kalmadı Geriye Yazıldığı Gibi Yaşanan

Düşlerin mi vardı geriye külleri kalan.
Hislerin mi vardı bir bir ıslanarak yanaklarından akan.
Sözlerin mi vardı düyüm düyüm boğazında hıçkırıklara boğulan.
Kalbin mi vardı pırpır atarken kanatları kırılan.
Bir sen mi vardı
Bir ben mi eksik kaldım rüyaların dışında ki hayatından.
Ellerin mi vardı hep boşluğa uzanan.
Korkuların mı vardı yalnız uyanan.
Issız anlarında seni kanatan soruların
Nefes almayı unututtuğun taşan pınarların mı vardı
Üç satır kahkahanın ardı hep mi yağmurla yıkanırdı
Akmış mürekkepleri sayfaların sırıl sıklam
Kalmadı geriye yazıldığı gibi yaşanan


zaman :)(:

beklediğim 9:10 vapuru henüz gelmedi daha seninle görüşmeyen gönlüm bir düş bahçesi . .

biz küçüktük . . .
beşikte büyütüldük . .
sallana sallana alıştık sallanmaya . .
salıncaklardan düştük. .
dizlerimiz param parça. . .
aktı yaşlar çocukluk yıllarında . .
hep bir hayal hep bir vuslat . . .
dipsiz kuyulara sızan hüzmelerin arasından...
gölgelere karışan silüetlerden...
bir tek senin ki var dimam da . . .
hıçkırıklarımda boğulan bir senin ismin var dilimin ucunda . .
kırık dökük eşyalarıma sinmiş bir senin kokun tüter burnumda . . .
yalnız sabahlarımda bir soğuk yel eser mazinin acı duraklarından . . .
beklediğim 9:10 vapuru henüz gelmedi daha seninle görüşmeyen gönlüm bir düş bahçesi . . .
cıvıltılı bir sokakta sağım solum gül kokulu bir iki veranda da takılı kalmış aklım . . .
ne yaptıysam olmadı susmadı akıl bile almıyor bu dediklerimin sonu hep mi hüsrandı...
bilmezdim bu kadar bildiğimi belirsizliklerin içinde seni sevdiğimi . . .
sevmeyi bilemedik mi hiç. .
oysa özgürce haykırıyorum şu an o kadar dingin ve sakinim ki tüm demirleri kaldırıp fırtınalara yol alır giderim ufukta kaybolana dek dümendeyim. . .
kayıp gitmeden düşlerimiz elimizden son bir Arafat biçilmişse bize gel bekliyorum seni...
sessiz çığlıklarıma hür bir zarafet kat ve hisset bedenimi atan kalbimi . . .
bir olmak yolunda ölüyorum ya işte adını "AŞK" koyacaklar her sonu yalnız ve açlıkla biten gibi.. .
gün batımına içiyorum şimdi Abu Aşk meyler bana helal kılındı kimse alamaz bu hazzı içse de kârı yok tüm varı yoğu.


zaman :)(:

"Neden"

Güzelim;
Sen hep öyleydin işte bir başka ve bambaşka kalacaksın.
Şimdi veya sonra evveli veya ahiri ,yolcusu, konaklayanı asıl olan soru "neden" ?
Evet asıl olan bu.Bir boşluk var şuan bir garipseninme bir bilmece birdir bir -leme çok şey var,
ama az şey gerek.Gitmek istemek, gitmek geliyor gitmek ama kendinden mi nereye gitsen, kimden gitsen gidilecek bir adres bir mağra koy kalınacak sığınacak çatı, ay, sen semaya baktığında parlayan parlamayan yıldızlar, yıllardır ıssızız içimizde dinmeyen bin bir dilek.
Bir gün Habeş den çıktım Bağdat a gidiyordum.Yolda rast geldiğim bir bin dere köyü delisi ile anlamadan bir su başında sohbete koyulduk.İşlek bir yoldu.Gören bize bakıyordu.Aralarında fısıldıyorlar homurtular ayyuka çıkıyordu.Bu ceryan eden olaylar beni meşgul ediyorken
*deli;
Bana bak bana dedi !!!
kafamı çevirdim o hiç kesmeden konuşmaya devam etti.
Sen orada kimi arıyorsun ki ? bakınıyorsun aradığın orada değil.Eğilde suya bak.
Sen ne duymak istiyorsun ki ? millletin dediklerine kulak kabartıyorsun.
Sus bak kalbin ne diyor.Atıyor mu ? iki güm bir pat !!
Ağzını açıp açıp yutkunuyorsun kime ne diyeceksin ?
Önce kendine bir iki sorun yok mu ?
Gevelemeye başlayamadım bile ardımda bir gümbürtü koptu döndüm ki seyyar bir tüccarın katırı huysuzlanmış arabasının tekeri kırılmış ve malları olduğu gibi yere serilmiş.
*deli ye dönüp yardım edelim diyecektim ki yerinde serin yeller esiyor. . .

Zaman :)(:

Belki Çok Fazla Sana; "Seni Seviyorum" Diyen Olacak

Belki çok fazla sana "seni seviyorum" diyen olacak ama hiç birini benim sesimden duyamayacaksın. O sırada gözlerine bakacaklar (cesursa) ama benim gözlerimi arayacaksın. Sıkıca sıkacaksın ellerini ... Buz gibiler çünkü benim ellerimi tutamayacaksın. Bir bulut gümüş renkleriyle kararak gelecek... Gözlerinden eksilmeyecek puslara dönüşecek , yer yer sağnak yağacak. Yastığa başını her koyduğunda dizlerimin sıcaklığını sarıldığın güvenimi özleyeceksin. Bir iç çekişinle derdini anladığımı. Bir iç çekişimle suskun anlarımı. Kapın her çaldığında kalp atışların hızlanacak. Buz gibi kapı tokmağı seni karşılayacak.

zaman :)(:

Üzdüysen Üzerler

Zaten bir zaman sonra ancaka uzaktan bakabiliniyor. Ruhsuz olunca yani aslen bedensiz kalınca anlaşılıyor ya. Anlayana kadar vakit çoktan geçiyor, maalesef iş işten sen senden ben benden geçmiş oluyoruz. Şüpheyle de alakalı değil. Gizli veya ayan beyan olan "kalple" ilgili vicdanla, varsa sorun yok ama var mı ? Olmazlar oluyor bitmezler bitiyor ama bırakılan iz açılan yaralar kapanmıyor. Sen sözlere hapset çığlıklarını hıçkırıklarını, suya boğulsun sulak arazilerin olsun yatak yorgan dön dur gözünü her kapattığında orada olacak evet orada olacak o_0 Gizlenemezsin bulurlar, kaçamazsın yakalarlar sussan da duyarlar 
Hayat bu üzdüysen üzerler :)(:



13 Ağustos 2011 Cumartesi

Yağmur Yağıyor ..

Yağmur yağıyor
Sağanak sağanak
Yağmur yağıyor
Tüm olan bitene inat
Yağmur yağıyor
Pırıl pırıl
Yağmur yağıyor
Sokaklar sırıl sıklam 
Bu gün damlalar altında yürüyorum 
Bu gün yağmur yağıyor zerrelerimde hissediyorum 
Yağmur yağıyor
Islak kirpiklerim 
Yağmur yağıyor 
Sellerinde boğuluyorum 
Nefes alamıyor hıçkırıyorum 
Yağmur yağıyor
Saçaklara sığınıyorum 
Aralık vermeden, bir an bile 
Işıksız gökyüzü 
Soğuk doluyor ciğerlerime 
Solgun benzimde tek bir renk grimsi 
Yağmur yağıyor 
Rab böyle istemiş
Delinen gök bile hüzünlü bu gün 
Yağmur yağıyor 
Bu gün her yere ama her yere 
Zahiri veya sübûti
Yağmur yağıyor bu gün 
Hem içime hem dışıma
Tabiat bile yanımda 
Suskunluklar bozuluyor 
Paramparça hıçkırıklarla 
Yağacağı varmış bereketten ziyade 
Feryattan öte bir yangının bağrına 
Korkusuzca iniyor 
Teker teker çarpıyor 
Kaçmak kendini boş yere kandırmak bu gün 
Yağacağı varmış 
Yağmur yağıyor 
Ilık ılık; buz kesen bedene 
Yağmur yağıyor 
Ufukta yaklaşan fırtına 
Unutulmuş, tozlanmış tüm geçmişin geleceğinin üzerine 
Berraklaştıkca sancıyor 
Dil dönmez bu gün kup kuru 
Gözler dinmez bu gün 
Yağmur yağıyor 
Tuzlu tadı dudaklarımda


Bu gün yağmur yağıyor. Kim bilir hangi topraklara, hangi hayatlara. Islanmaktan korkmuyorum. Yollar daha serin ve temiz. Hayatlar daha ferah ve yalnız. Yağmuru seviyorum. Olduğu gibi hür ve temiz. Suskun, birikmiş,bezgin,zor.....kolay olacağını vaat eden olmadı. İnsan aynada gördüğü kişiyi tanımadığını fak edemiyor.

Yk